İlk Defa Deneme Fırsatı Bulduğunuz Parfümler

Cale Fragranze Mistero

Açılışında fazlaca isli ve köksü bir vetiver var, bol bol is, yanan yapraklı ağaç dalları ve köksü, yanmış olmasına rağmen ıslak hissettiren vetiver. Çok kısa süre sonra issi havanın sebebi olan buhur tarzı reçineler belirginleşiyor. Bu kısımda yanan ağaç dalları sönüyor; dallarda yanmadan kalabilmiş ağaç yapraklarının sağladığı oldukça yeşil, hafif mentol hissi uyandıran ferah balzamik hava ve sönmesine rağmen üstünde hala ince ince dumanı tüten ağaç dallarından oluşuyor bu kısım. Açılışı kadar şaşırtıcı olmasa da bu kısmın da bir rolü var, bağlantı olarak görüyorum biraz burayı.

Yaklaşık bir saat içerisinde sıcak ve çok azıcık animal gövdeli bir misk tabanında kuru oud ve muskat cevizi ya da tonka gibi bir yardım ile oluşturulduğunu düşündüğüm oldukça dengeli romsu şekerliliği ile güzel bir ters köşeye dönüşüyor Mistero. Bu kısım daha misk düzlemli vanilik, tatlı ve oldukça tok.

Açılıştaki kasvetli issi rutübetli yosunsu karanlık reçineli kısım balzamik severleri oldukça mutlu edecektir. Ters yüz olan kısım daha genel beğeniye uygun sanki, bence oldukça lüks ve dikkat çekici bir duruşu var ilgilenenleri için. 3 Sprey sıktığımda oud ve romlu kısım daha belirgin olmuştu, laden de net hissettiğimi anımsıyorum, bu denememde 2 sprey uyguladım ve daha balzamik yöne eğilimli oldu tenimde Mistero. Anlaşılacağı üzeri dozajlamaya göre de değişken bir koku.
 
Ajmal - Patchouli

ekşi limon-misk-ud ile açılıyor, misk ve ud sentetik ama kalitesi hissediliyor. Ud bilinçli olarak aynı markanın Patchouli Wood'undaki kullanımına büyük benzerlik taşıyan fakat daha az kirli şekilde kullanılmış. Hafifçe Ursa'daki kullanımı andırıyor. Alışkın olmayanları muhtemelen rahatsız edecektir. Misk de uriner değil, hafif çiçeksi tatlılık verecek şekilde parfümün üst ve orta kısımlarının tatlılığını yumuşak gül ile veriyor. Paçuli her bölümde olmakla birlikte ilk başta geride, sonra limon ve miskin geriye çekildiği ortalarda en önde kendini gösteriyor. Tonka çok tozlu ve tatlı olarak yok, yine de orta kısımdan itibaren tatlılığı sağlamada miskin üstüne çıkıyor. Gül-Misk 3.saatin sonunda bitiyor, Paçuli başta olmak üzere ilk baştaki kirliliği azalmış Ud ve çok az tatlı Tonka bundan sonra en etkili notalar.
Başlangıcı çok güçlü, karmaşık ve yoğun, sonradan kendini dizginliyor. baştan sona gerçekten "Purely Orient"(al). Türkiye'de çoğu kişi tarafından kabul göremeyebilir
Udun kirli kullanımına alışkın olmayanlar baş kısmını sevmeyebilir, ortalardan itibaren Paçuliye düşkün olan kişilerin seveceğini düşünüyorum. Başlangıç hariç çok süslü olmayan bir paçuli, sade ve kaliteli. benim beklentimi karşıladı açıkçası. vetiver daha çok hissetmeyi umuyordum ama belki açılış kısmında biraz var sonda hiç hissedemedim. Vanilya-Sedir-Sandal bahsi geçecek kadar hissedemedim. Muskat-Fesleğen ancak ortalarda kokuyu iyice içime çekince hissedebiliyorum. kaliteli içerikli çok gerçekçi bir odunsu paçuli, palisander iyi bilemiyorum ama odunsuluğunda önemli bir paya sahip olduğu çok açık.
 
Parfum d’ Empire Fougere Bengale

Saman ile kurulaştırılmış Coumarin hissi ile toklaştırılmış, Ceviz Kabuğu kadar sert ve Çürük Ceviz İçi kadar acı issi küllük gibi tütün ve tanımlayamadığım yardımcı oyuncularla oluşturulmuş; Ahır İlüzyonu yaratacak kadar hayvansal bir deri akoru. Uzun bir süre bu şekilde devam edip yavaşça animalik enfes bir miske dönüşüyor.

Deri bir tütün kesesinde taşınan; viski ile yıkanmış Golden Virginia’ vari kupkuru ve kopkoyu tütün yaprakları. Bu tütün yapraklarının arap kağıdı ile sıkıca incece sarılması ve tüketilip önündeki camdan kalınca kül tablasına kardeşlerinin yanına dik bir şekilde basılması. Tablanın yanında; ne kadar eğim verilirse verilsin kesinlikle bardaktan dışarı çıkamayacak kadar viski barındıran viski bardağı ve bu odadan hiçbir cam pencere açılmaksızın acele ile çıkılmış olması durumu.

Aslında bakarsanız sigaradan daha çok, İsveç’ de Snus, Türkiye’ de Maraşotu denilen cigaretta türevi şeylerin kokusu Tabac Tabou. Bana ilginç bir şekilde ceviz ve demlenip işi bitmiş kurumuş poşet çay çağrışımları da yaptı. Galiba şimdiye kadar en beğendiğim Tütün Merkezli kokuyu denedim. Sert sevenler denemeli. Benzettiğim daha derli toplu ve efendi olanı hatırladığım kadarıyla Par Amour Pour Lui idi, ama bunu tekrar deneyip yazsam daha iyi olacak.

Snus ile İsveç’ de yaşayan bir arkadaş vasıtasıyla tanıştım. Arkadaş bu ürünü kullanıyordu ve sorduğumda Türkiye’ deki Maraşotunun aynısı olduğunu söyledi ve daha önce bunu deneyimlemiş arkadaşlarım da bunu doğruladı. Maraşotu ile daha önce de karşılaşmış, ancak “maraşotu kokladım” olmasın diye uzak durmuştum. Arkadaşımın Snus Tabakasını kokladım ama, koku hafızamın bana hatırlattığı kadarı ile bağdaştırdım. Forum Nickimin altında “Müptezel” adlı bir ibare oluşup yer almasın diye de bu eki paylaşmak istedim.


@Debussy e Ozan hocam vur demiştik de sen öldürdün ama sanki 😂
 
Son düzenleme:
Parfum d’ Empire Tabac Tabou

Saman ile kurulaştırılmış Coumarin hissi ile toklaştırılmış, Ceviz Kabuğu kadar sert ve Çürük Ceviz İçi kadar acı issi küllük gibi tütün ve tanımlayamadığım yardımcı oyuncularla oluşturulmuş; Ahır İlüzyonu yaratacak kadar hayvansal bir deri akoru. Uzun bir süre bu şekilde devam edip yavaşça animalik enfes bir miske dönüşüyor.

Deri bir tütün kesesinde taşınan; viski ile yıkanmış Golden Virginia’ vari kupkuru ve kopkoyu tütün yaprakları. Bu tütün yapraklarının arap kağıdı ile sıkıca incece sarılması ve tüketilip önündeki camdan kalınca kül tablasına kardeşlerinin yanına dik bir şekilde basılması. Tablanın yanında; ne kadar eğim verilirse verilsin kesinlikle bardaktan dışarı çıkamayacak kadar viski barındıran viski bardağı ve bu odadan hiçbir cam pencere açılmaksızın acele ile çıkılmış olması durumu.

Aslında bakarsanız sigaradan daha çok, İsveç’ de Snus, Türkiye’ de Maraşotu denilen cigaretta türevi şeylerin kokusu Tabac Tabou. Bana ilginç bir şekilde ceviz ve demlenip işi bitmiş kurumuş poşet çay çağrışımları da yaptı. Galiba şimdiye kadar en beğendiğim Tütün Merkezli kokuyu denedim. Sert sevenler denemeli. Benzettiğim daha derli toplu ve efendi olanı hatırladığım kadarıyla Par Amour Pour Lui idi, ama bunu tekrar deneyip yazsam daha iyi olacak.

Snus ile İsveç’ de yaşayan bir arkadaş vasıtasıyla tanıştım. Arkadaş bu ürünü kullanıyordu ve sorduğumda Türkiye’ deki Maraşotunun aynısı olduğunu söyledi ve daha önce bunu deneyimlemiş arkadaşlarım da bunu doğruladı. Maraşotu ile daha önce de karşılaşmış, ancak “maraşotu kokladım” olmasın diye uzak durmuştum. Arkadaşımın Snus Tabakasını kokladım ama, koku hafızamın bana hatırlattığı kadarı ile bağdaştırdım. Forum Nickimin altında “Müptezel” adlı bir ibare oluşup yer almasın diye de bu eki paylaşmak istedim.


@Debussy e Ozan hocam vur demiştik de sen öldürdün ama sanki 😂
😂 Eline sağlık çok güzel yorum, Motorhead cuk oturmuş :D Bu arada benim hatam Tabac Tabou değil o, etiketi olmayınca ve parfümleri uzun süre kullanmayınca yanlış anımsadım; sen saman, çay ve sert deyince dank etti yorumladığın parfüm aslında Parfum d’ Empire Fougere Bengale olabilir, pardon, keşke yollamadan önce bir koklasaydım tekrar, neyse ki fark ettim yoksa şişeli Tabac Tabou alıp şok olabilirdin :ROFLMAO: İşte Fragrantica'daki notalara ve diğer yorumlara bakmadan özgün inceleme yapmanın avantajı, eline sağlık tekrardan(y)
 
Son düzenleme:
😂 Eline sağlık çok güzel yorum, Motorhead cuk oturmuş :D Bu arada benim hatam Tabac Tabou değil o, etiketi olmayınca ve parfümleri uzun süre kullanmayınca yanlış anımsadım; sen saman, çay ve sert deyince dank etti yorumladığın parfüm aslında Parfum d’ Empire Fougere Bengale, pardon, keşke yollamadan önce bir koklasaydım tekrar, neyse ki fark ettim yoksa şişeli Tabac Tabou alıp şok olabilirdin :ROFLMAO: İşte Fragrantica'daki notalara ve diğer yorumlara bakmadan özgün inceleme yapmanın avantajı, eline sağlık tekrardan(y)
Ahah 😂 Ufak bir edit yapmam gerekecek o halde, pramit şimdi bakınca tam oturdu yalnız 😂 Tabac Tabou nasıl acaba 😂
 
Acqua di Parma Colonia Mirra
Markanın imzası haline gelmiş parlak narenciyelerle açılıp sonrasında yumuşak baharatlar,hafif dumansılık ve ılık tatlı amberin mürün etrafını çevrelediği güzel bir parfüm olmuş.Her ortama uyabilecek modern maskülen yapısı,rafine içeriği ve performansı ile imza olabilecek bir parfüm.Kör alış yaptım ve asla pişman olmadım.
Markanın bu kahverengi şişelerini hep beğenmişimdir ancak ne yazık ki siyah şişelerde EDP olarak sunulmaya başlandıktan sonra bu seriyi sonlandırdılar ve bu koleksiyondan bazıları siyah şişelere geçemedi yani üretimi durduruldu.Mirra da onlardan biri
 
L'artisan Mechant Loup

Yanık bal ve şekersi karamelize meyankökü ile cilalı eski bir ahşap eşyayı andıran gövdeli ve tok açılış ardından hafif kekremsi, acı ve tatlı zıtlıklar barındıran, pekmezsi ve aynı zamanda oldukça tok bir düzleme oturuyor. Açılıştaki bal ve meyan ile oluşan akorun oturmasıyla acımtrak sedir tonları hissediliyor.

Artan tonkavari toklukla birlikte kısa kısa otlar çimler ve seyrek seyrek çiçekler ile konumlanmış bir patika haline geliyor Mechant Loup. Hatta bu çimler üzerinde odun talaşları ve ağaçlardan düşmüş sert kozalaklar bulmak da gayet mümkün.

Acı-Tatlı çizgisinin gittikçe tatlıya doğru kaymasıyla birlikte minik minik tınlayan tatlı sandal odunu dumanı ile vedasını gerçekleştiriyor.

Mechant Loup; Acı-Tatlı gibi zıtlıkları ve Yeşil-Kahverengi kontrastları bünyesinde barındıran, Tonka-Coumarin olduğunu düşündüğüm etki ile birlikte fujer tınılara da sahip olan başarılı bir mini tematik ve mini bir gourmand. Mini diyorum çünkü tene biraz fazla yakın davranıyor. Açılışındaki Meyan ve Bal ikilisiyle yine fırına bir şeyler mi girecek diye düşündürse de hiç öyle olmadı bu sefer ki buradaki bal kullanımı gördüğüm en minimal bal kullanımı.

Yine Mechant Loup; Sabit bir kütük üzerinde kırılmış odunların kısa çimlerin üzerine bıraktığı kalıntıları ve bir takım kozalak olarak aklımda yer edecek. Ben oldukça başarılı ve sevimli buldum, giymeye de çalışacağım ve bundan da muhtemelen keyif alacağım. Herkese önermem, öneremem; ama gurme ve fujer izler taşıyan tematik bir sedir kokusu yine de farklı olabilir gibi. Bu arada Mechant Loup için fındıktan fazlaca söz edilmiş; fındık denilebilecek bir tokluk mevcut, fakat ben o şekilde yorumlayamadım. Fındık temalı bir koku da koklamadığım için bu kokuda onu bulamadım. Yersiz, abartı bir örnek görebilirsiniz belki ama; elimde 0.1 ml kadar spreysiz sürmeli şişede Areej Baikal Gris var. Her gün plastik aparatı üzerinden koklarım. Bence buram buram yağlı yağlı fındık kokuyor. Benim fikrim tabii. Eğer fındığa dair bir şey söylemek de gerekirse ki az önce biraz bahsettim; ben Mechant Loup’ da fındıktan daha çok fındığın habitatını hissettim diyebilirim galiba. Ek olarak; oldukça sıcak aynı zamanda da susuzluk yaratacak kadar kupkuru bir odun kokusu olmasına rağmen bence ilkbahar ve çok sıcak olmayan yaz günlerinde de kullanılabilir.

 
Serge Lutens Vetiver Oriental

Çikolata gibi kokan iris çiçeği ile tatlı, çikolatalı, tozlu ve topraksı, soğuk bir başlangıcı var. Yayılımda tozlu ve çikolatalı iris etkin iken tatlı yapının merkezine yaklaştığımızda tok, rutübetli ve rutübet kaynaklı nemli hissettiren SANTAL odunu gövdesi belirgin. Gövdedeki sandal odununun yosunlaşmasıyla birlikte artan küf ve nem hissi ile sandal tarifi oldukça ekşileşiyor; buruk bir odunsu gövdeye dönüşüyor.

Kısaca; soğuk ve melankolik, tozlu ve tatlı, çikolatamsı etli çiçek yaprakları, sandal odunu ve onu küflü bir etki ile saran yosunlar. Büyük resime de bakıldığında da bunların harmanı sonucu oluşan bir amber akoru görmek mümkün. Çikolata-İris zaman zaman deri zaman zaman da toprak çağrışımları yapabiliyor, bunu da ekleyelim.

Vetiver Oriental aslında bir çeşit zaman kavramının resmedilmesi benim görüşümce. Vetiver Oriental ilk olarak soğuk ve hüzünlü toprağa karışmış çiçeklerle başlar aslında. Çikolatamsılık yaş toprak hissi uyandırır. Ara ara hissedilen süsen yaprakları ise aslında solmuş çiçeklerin toprağa karışması, toprakla bütünleşmesidir. Çikolata ve Süsen kokusu içiçedir. Daha sonrasında açığa çıkan sandal ise bir ağaç olarak düşünülebilir. Ardından yosunlanan koku ile o ağaç gövdesinin etrafı sarılır ve hafif hafif ekşi küf izleri duyulur. Evet, o ağaç yaşlanmıştır artık. O kadar uzun zamandır aynı yerindedir ki; yosunlarla bütünleşmiştir. Bu bir ağaç olmak zorunda da değil aslında, her şey olabilir. Mesela; ekmeklikte günlerce unutulmuş bir ekmek parçası, uzun zamandır silinmemiş üzeri kontrplak olan bir dolap, deniz kıyısında dalgaların haşır neşir olduğu kayalıklar, tepeleme olmuş bulaşık birikintisi, onlarca yıl hizmet vermiş olan meşe ya da çamdan yapılmış eski mutfak dolaplarının sökülüp yakacak olarak kullanılmak üzere testere ile parçalara ayrılması esnasında açığa çıkan koku, ve tüm bunlar için bana asıl kaynak olan; askere gittiğim için ilgilenemediğim, uzunca bir süredir kenarda duran akçaağaç saplı gitarımın sap kısmındaki yeşilleşmeler ve siyahlıklar. Vetiver Oriental zamandır, doğal döngüdür, unutulmuşluktur, zamana bağlı deformasyon sonucu başkalaşımdır. Hatta, gün geçtikçe yaşlanan vücudumuz bile olabilir. Ya da sadece tüm bunları uydurmama sebebiyet veren basit bir oryantaldir.

 
Belki bir aydan fazladır elimde bulunan zaman zaman denediğim kokuları yeni yazma fırsatı bulabildim.
Mfk Petit Matin
Bana hissettirdiği sabunsu tertemiz bir çarşaf kokusu,açılışı sert citrus notalar,biraz kompleks yapıda,dipler de misk yumuşatıyor,unisex kullanıma uygun mevsim olarak yaz ayları doğru bir tercih olacaktır.
Mfk Aqua Vitae
Açılışını narin citrus notalarla yapan hafif odunsu vanilya ve tonkanın eşlik ettiği kararında tatlı unisex kullanıma uygun bir koku kalıcılığı ve yayılımı ortalama Mfk çizgisinin altında.
Mfk Aqua Vitae Forte
Normal versiyondan daha dolgun,gövdeli,dört mevsim kullanıma uygun feminen tarafa daha yakın pudramsı bir koku.
Mfk Aqua Celestia
Beyaz misk ve feminen çiçekler ile geliştirilen designer kokuların kaliteli malzeme ile yapılan hali gibi hissettim,nane çok hissedilmemekte güzel bir yazlık olabilir,feminen tarafa daha yakın.Kalıcılık tene yakın ilerliyor.
Mfk Silk Mood Extrait
Bulgar gülü,mavi papatya,doğal öd ve papirüs.Esintisini çok beğendim ev ahalisinin de beğendiği bir koku oldu,kendini sordurtan genel beğenisi yüksek unisex kullanıma uygun özgün ,koleksiyona rahatlıkla katılabilecek her katmanı ayrı bir güzel,seri içerisinde en beğendiğim koku oldu,Oud Satin Mood bana çok tatlı gelmişti benim gibi düşünenler için Silk Mood uygun bir seçim olabilir.Bana bu kokuyu tavsiye eden özellikle denememi isteyen @Freeoud Veysel kardeşime buradan teşekkür ediyorum.Bulmak için 6 ay kadar çaba sarfettim biraz zor oldu ama en sonunda ulaştım :)
 
Son düzenleme:
Belki bir aydan fazladır elimde bulunan zaman zaman denediğim kokuları yeni yazma fırsatı bulabildim.
Mfk Petit Matin
Bana hissettirdiği sabunsu tertemiz bir çarşaf kokusu,açılışı sert citrus notalar,biraz kompleks yapıda,dipler de misk yumuşatıyor,unisex kullanıma uygun yaz ayları için doğru bir tercih olacaktır.
Mfk Aqua Vitae
Açılışını narin citrus notalarla yapan hafif odunsu vanilya ve tonkanın eşlik ettiği kararında tatlı unisex kullanıma uygun bir koku kalıcılığı ve yayılımı ortalama Mfk çizgisinin altında.
Mfk Aqua Vitae Forte
Normal versiyondan daha dolgun,gövdeli,dört mevsim kullanıma uygun feminen tarafa daha yakın pudramsı bir koku.
Mfk Aqua Celestia
Beyaz misk ve feminen çiçekler ile geliştirilen designer kokuların kaliteli malzeme ile yapılan hali gibi hissettim,nane çok hissedilmemekte güzel bir yazlık olabilir,feminen tarafa daha yakın.Kalıcılık tene yakın ilerliyor.
Mfk Silk Mood Extrait
Bulgar gülü,mavi papatya,doğal öd ve papirüs.Esintisini çok beğendim ev ahalisinin de beğendiği bir koku oldu,kendini sordurtan genel beğenisi yüksek unisex kullanıma uygun özgün ,koleksiyona rahatlıkla katılabilecek her katmanı ayrı bir güzel,seri içerisinde en beğendiğim koku oldu,Oud Satin Mood bana çok tatlı gelmişti benim gibi düşünenler için Silk Mood uygun bir seçim olabilir.Bana bu kokuyu tavsiye eden özellikle denememi isteyen @Freeoud Veysel kardeşime buradan teşekkür ediyorum.Bulmak için 6 ay kadar çaba sarfettim biraz zor oldu ama en sonunda ulaştım :)
Rica ederim hocam ,beğenmenize ve aileniz tarafından da beğenilmesine sevindim , sağlıklı güzel günler de kullanın inşaallah ;) (y)
 
Hermes Ambre Narguile

Ambre Narguile; Bal, toz tarçın ve tütün yaprakları ile hafif bulgur ve malt izleri de taşıyan kaliteli bir açılışla başlıyor. Balımız oldukça kuru, tatlı ve tok. Kirli, samansı ve maltsı etki bırakan tütün yaprakları ise tatlı tarçın tozları ile birlikte balın içinde karamelize ediliyor, bir nevi demleniyor aslında. Bu kaliteli açılış ile; üstüne bir tutam tarçın atılmış, hatta tarçını taşıyan yüzeyi biraz katılaşıp kaymaklaşmış boza ve salep çağrışımları da yapıyor. Yani açılışı yenilesi değil de, daha çok içilesi; yoğunluklu ve kıvamlı bir içecek gibi de denilebilir galiba.

Kısa bir süre sonra artan tatlı ve kuru tonka yoğunluğu ile hissedilmeye başlayan anasonsu serin ve transparan vanilyasıyla gövdesine soyut bir profil ekliyor. Tütün ve tarçının ekstraksiyon halinin de artık over ekstraksiyona kaçmasıyla gövde kenarlarında izlenebilen likörsü vişne ekşiliği ile; tarçın ve şeker ile karamelize edilmiş vişne ya da elma parçalarından oluşan tart harcına dönüşüyor Ambre Narguile. Yine tart harcına görüntü ve şerbetsi jelsi yapısı ile de benzeyen nargile tütünlerini de fazlasıyla çağrıştırıyor. Hatta bahsettiğim bu jelsi yapı ile nar ve tarçın katkılı bir kase aşureye de fazlaca benzediğini abartarak aktarmak istiyorum. İlerleyen süreçte fazlaca ön plana çıkan ve öncesinde de yayılımda fazlaca etkin laden reçinesinin közsü yapısı ile tatlılığını kaybetmeden yumuşak bir duman kütlesine dönüşerek son buluyor Ambre Narguile. Buradaki laden reçinesi oldukça közsü, yayılım olarak da paçulimsi diyebilirim. Bu kısım da gayet közü üzerinde hazır bir nargileden üflenen duman kütlesine benzetilebilir.

Ambre Narguile; Tatlı tütün, bal ve bol tonkalı yapısı ile kaçınılmaz olan Pure Havane benzerliğinden fazlasıyla sıyrılmış, yaptığı gerçekçi çağrışımlarla şaşırtan ve kesinlikle tecrübe edilmesi gereken kültürel ve gezgin bir gurme. Anasonlu diye kakalanan Al Fakher’ in çift elma tütününden fazlaca satan ve masaları fazlasıyla sıkışık bir nargile kafede kendinize bir tart ısmarlayıp, o kafede vişne likörü muhtemelen bulunmayacağı için yanında Cappy Vişne ile idare ederek sağa sola düşüncesizce üflenen nargile dumanlarıyla yine Ambre Narguile’ i tecrübe edebilirsiniz. Muhtemelen bahsi geçen nargile kafede tart da bulunmayacağından onu da dışarıdan almanız gerekebilir bu arada.

Ayrıca Signor Ferrari’ yi de analım.



Serap gibi triller ve aksak davul atakları ile başlayan ve seksenlerden elinizi hangi diziye filme sallasanız denk gelebileceğiniz tatlı melodilerle devam eden, ardından masalsı bir anlatıma geçip ara ara tınlayan kaval’ vari gitarlar ile malum soloya taşınan, 2:40 civarlarında pentatonik blues lickleri ile temayı iyice değiştiren, ufak bir trill vibrato oyunu ile 3:02 gibi Ferdi’ ye Erkin’ e Arabeske bağlayan (ki bu kısma kadar daha zillerle sık giden davulların burada fazladan aksaması ayrı bir detay) ve içinde daha bir çok şey barındıran bu güzel parçayı da bırakıyorum.

 
Son düzenleme: