Zoologist Nightingale EDP

#1
Zoologist Nightingale

nightingale1.jpg

Girişi canlı ve enerjik, parlak, ekşi bergamot ile gerçekleşiyor. Bergamot fazla görünmeden beş dakika içinde biraz gerilere çekiliyor. Tozlu-puslu, lavanta benzeri ama daha feminen çiçekler açığa çıkıyor. Tatlı, hem ölü hem de canlı ve soğuk, serin bir giriş. Güzel, naif, çekingen, melankolik bir gül, tozlu ve ufak ufak meyvemsiliğin hissedildiği, tatlımsı çiçeklere eşlik ediyor. Genel yapı olarak, kokunun kremsi bir duruşu olduğu söylenebilirdi fakat Nightingale ufak süprizler de barındırıyor, kokudan derin bir nefes aldığınızda çok azca hissedilen bir bergamot yanında, Mitsouko vari, tozlu meyvemsi bir tatlılık da yer alıyor. Mitsouko kadar karanlık ve civetsi hissettirmiyor, aksine; çekingen kremsi yapıya ışıl ışıl bir yan ekliyor, kokunun gün ışığı oluyor. Yazın koku deneyemeyen beni alıp, ufak bir esinti aratıyor. Açılış için üç yapı oluşturacak olursak: Birinci ve en üst yapı; şeffaf gül, İkinci ve orta yapı; Keskin, serin, tozlu, buğulu, kremsi, meyvemsi çiçekler ki en çok hissedilen kısım burası. Son yapı; canlı ve aralara patlayan bergamot, bu kısım kokunun gün ışığı havasında.

Kurumaya başlayan kokuda bahsettiğim son yapı neredeyse kaybolurken, diğer iki yapı aralarında tatlı, temiz bir beyaz misk akoru oluşturuyor. Açılışı didik didik etmediğinizde bunu rahatlıkla görebiliyorsunuz. Nightingale in açılışı harika, özellikle de bu süprizleri yakaladığınızda. Muhtemelen her denemenizde farklı bir yönünü keşfedeceksiniz. Nightingale in açılışını beğenmeyecek kişi sayısı çok azdır diye düşünüyorum. Mutlaka kendinden bir şeyler bulacaktır deneyen.

Koku kurumaya başladıktan yaklaşık 50 dakika kadar sonra epey değişiyor. Burnunuzu çok yaklaştırmadığınızda; sadece yayılımından topraksı ve hafif yağlı bir paçuli algılanıyor. Kokuya biraz daha yaklaştığınızda ise; girişteki canlı yapının gittikçe azaldığını görüyorsunuz. Açılışındaki çekingen gül daha buruk, melankolik bir hal alıyor. Açılıştan tek hissedilen neredeyse sadece o. Çiçeklerin kuruduğunu, daha sıcak bir hal aldığı görüyorsunuz. Genel anlamda temiz, serin bir yapıdan, biraz daha kirli, sıcak bir yapıya geçiş sağlanıyor. Kremsi, tozlumsu çiçekler kuruyup, safransı sıcak bir gövde oluşturuyor. Bu evrede biraz daha derince kokladığınızda; hafif sakızsı, birazcık kirli, öncekine göre daha tozlu ve artık serin değil, neredeyse tamamiyle kuru bir misk simülasyonu daha yakalanıyor. Açılıştaki misk akorunun neredeyse tam negatifi. Form değiştiren notalarla birlikte oluşturulan misk akoru da form değiştiriyor, hem de bu kontrollü bir şekilde yapılıyor :) Bahsettiğim safran hissinin bir akor mu yoksa direkt olarak safran mı tam anlayamamakla birlikte şunu söyleyebilirim; elimde ufak bir kavanozda bir top safran var. Ufak bir karşılaştırma yaptığımda; tam olarak aynı kokmuyor fakat, burunda aynı gövdeyi birebir yaratıyor.


Dozajlamaya göre koku karakteri ve notaları tamamen değişmekte. 3 sprey sıktığımda anlattığım gibiyken, 2 sprey sıktığımda meşeyosunu da hissedilebiliyor.

Orta Kısım için kokunun daha kuru, daha tozlu hafif baharatlı, topraksı-odunsu bir hal aldığı söylenebilir.
Sonu için biraz da yaz sıcağından dolayı çok da emin olamamakla birlikte, miskin daha kirli hale geldiğini, ufaktan animallik taşıdığını ve hafif dumansı-reçinemsi bir kehribar belirdiğini söyleyebilirim. Bu kısım kış aylarında tekrar doldurulabilir.

Evet Nightingale; canlı, enerjik, sevimli, hüzünlü, melankolik, puslu, biraz gizemli biraz öyle böyle çok değişken bir koku. Bırakın hava olaylarını burnunuza yakınlığına bağlı olarak size sunabilecekleri değişebiliyor. Nightingale bana buğulu bir camı hatırlattı. Kalıcılık ve yayılım üst düzey sayılabilir ama bence sadece evde yalnız başına keyfine varılması gerekiyor. Timbuktu ve Eldo Rien ile birlikte kesinlikle elimin altında şişesi olmazsa olmaz diyebileceğim bir konumda o artık dolabımda. Şişesi içinse kesinlikle yorum yapmayacağım.

nightingale2.jpg

Evet ek olarak 2019 un güzelliklerinden bir şey eklemek istiyorum

Nightingale i bir şarkıya ya da albüme benzetecek olursam; Chon adlı grubun bu sene çıkan, yine grup ile aynı adı taşıyan bu albümü ile bir bağ kurabilirdim sanırım. Progresif Rock adı altında kısmen de olsa tutabileceğimiz bu grup; yazın dinleyecek yaz müziği bulamayan bana ( Pantera Hollow u ayrı tutuyorum, giriş melodisi bana hep günbatımı altında kıpraşan denizi hatırlatır. ) bu albümle birlikte güzel bir hediye sundu ve ben de onları başucu albümlerimin arasına aldım. Nightingale; aynı 2. Parça olan Cloudy gibi gün batımında tatlı bir esintiyle başlıyor, daha sonra albüm ortalarında olduğu gibi (Pitch Dark parçası) melankolik bir havaya bürünüyor. Albüm tabii ki böyle gitmiyor, inişli çıkışlı, bir çok müzik türünde bir gezinti yaptırıyor dinleyene. Kendi belirledikleri ölçülerle sizi müziğin matematiğine doyururken bir anda alıp uzak doğunun tatlı melodilerine götürebiliyor. Jazzcılar, Fusioncılar, Progresif Rockçılar ve Metalciler, müzikte matematik sevenler, virtüözcüler, enstrümantalciler, retrocular ve diskocular, chillciler, avangartçılar ve deneyselciler, asya esintileri severler ve AVM tuvaletindeki müziklere bayılanlar bu albüm hepimiz için ...


Bu kokuyu özel koleksiyonundan çıkartıp benimle paylaştığı için de çok çok teşekkür ediyorum tekrar tekrar :)



Bu arada forumda bulunan harika bir Nightingale incelemesi var, ben spoiler almamak için okumamıştım artık okuyabilirim galiba :) onu da bırakalım şuraya;

http://www.meseyosunu.com/index.php?threads/zoologist-nightingale.57/



 
Son düzenleme:

YILKANT

Administrator
Yönetici
#2
Kaleminize sağlık gayet güzel anlatmışsınız. Hemen hemen aynı şeyleri hissetmişiz. Safran bariz kokuya derinlik kazandıran karanlık yöne kaydıran nota zaten.
 
Son düzenleme:
#3
Kaleminize sağlık gayet güzel anlatmışsınız. Hemen hemen aynı şeyleri hissetmişiz. Safran bariz kokuya derinlik kazandıran karanlık yöne kaydıran nota zaten.
Evet galiba Safran ile işler değişiyor, benim de izlenimim öyle oldu :) Bu arada sizin bahsettiğiniz hikaye-koku ilişkisine bayıldım :) Cidden kokuyu o konseptte düşündüğümüzde üzerine cuk oturuyor :) Siz Czech Spake 88 önermiştiniz bana, Nightingale deki bu değişim, Czech deki konsepti de hatırlattı biraz :) ama kokuyu denemedim
 

YILKANT

Administrator
Yönetici
#4
Evet galiba Safran ile işler değişiyor, benim de izlenimim öyle oldu :) Bu arada sizin bahsettiğiniz hikaye-koku ilişkisine bayıldım :) Cidden kokuyu o konseptte düşündüğümüzde üzerine cuk oturuyor :) Siz Czech Spake 88 önermiştiniz bana, Nightingale deki bu değişim, Czech deki konsepti de hatırlattı biraz :) ama kokuyu denemedim
Çok doğru bir önerme :) czech spake no 88 de açılan ve solan çiçekler izlenimi o hikayeye rahatlıkla oturuyor. :)
 

Memmed1903

Meşe Yosunu
#6
Burnunuza ve kaleminize sağlık hocam, zoologist de radarımda olan parfümlerden inceleme için teşekkürler

SNE-LX1 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
 

Memmed1903

Meşe Yosunu
#8

Debussy

Moderator
Yönetici
#9
Ellerine sağlık Gökay hocam, anlattığın gibi zengin ve değişken bir kompozsiyonu var, parfümörü aslında parfümör değildi, tam bir vintage parfümör koleksiyoneri idi, sanırım marka adamın koleksiyonunu görünce teklifte bulunmuş :). Denediğim Zoologist'ler arasında Rhinoceros'den sonra en beğendiğim bu olmuştu :).
 
#10
Ellerine sağlık Gökay hocam, anlattığın gibi zengin ve değişken bir kompozsiyonu var, parfümörü aslında parfümör değildi, tam bir vintage parfümör koleksiyoneri idi, sanırım marka adamın koleksiyonunu görünce teklifte bulunmuş :). Denediğim Zoologist'ler arasında Rhinoceros'den sonra en beğendiğim bu olmuştu :).
Onun adı çok geçti konuşurken sizinle Ozan Hocam, çok merak ediyorum onu :)