Liz Moores - Papillon Artisan Perfumes

Vintage

Moderator
Yönetici
#1
Anubis, Salome, Bengale Rouge gibi parfümlerin yaratıcısı ve Papillon Artisan Perfumes parfümevinin sahibi Liz Moores ile güzel bir söyleşi yaptık. Kendisi gayet samimi ve sıcakkanlı bir insan. Söyleşi teklifimi kabul ettiği ve bize zaman ayırdığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Adım Liz Moores. British New Forest'ın kalbinde yaşayan bir parfümcüyüm. Eşim ve çocuklarımla birlikte doğa ve ormanlarla çevrili bir evde, çok sevilen hayvanlardan oluşan büyük bir hayvanat bahçesinde yaşıyorum.

Parfüme olan tutkunuz ne zaman başladı?

Her zaman yaratıcı arayışlarla, özellikle de bir sanat formu olarak parfümle ilgilenmişimdir. Ben uzun bir reklam dizisinden geliyorum; dansçılar, sanatçılar, yazarlar ve aktörler.. ve benim için parfüm, sanatsal ifadenin başka bir biçimi. Kokunun insanın bir anda ruh halini değiştirmesini ve canlandırabileceği anıları seviyorum, pek çok yönden sihir gibi.

Kullandığınız ilk parfüm neydi?

Gençliğimde yayılımı çok güçlü parfümler kullanıyordum ve insanlar beni görmeden önce her zaman beni koklardı! 80'ler ergenlik yıllarımı şekillendirdi ve en çok kullandığım parfümler Obsession, Georgio Beverly Hills, Samsara, Poison ve Joy'du. Ama en güzel anılarımda, çocukken anneannemin tuvalet masasında oturup kendime Youth Dew sıkmak var. Bu koku bana her zaman anneannemi hatırlatacak ve halen kullandığımda beni çocukluğumdaki o ana götürecek 1 şişe vintage Youth Dew'im var.

İlk tasarladığınız parfüm hangisiydi? Bu süreçte herhangi bir yardım aldınız mı?

Tasarladığım ilk parfüm Anubis'ti ve bu parfümü 13 yıl önce tamamladım. Başlangıçta bu parfümü kendim için yapmıştım ve Papillon markasını kurmadan çok önce kullanıyordum. Tüm parfümlerimi dışarıdan yardım almadan kendi başıma tasarlıyorum; bu özgürleştirici ama bazen de korkutucu.

Diğer markalardan kullandığınız parfümler var mı? Varsa favoriniz hangisi?

Klasik Guerlain kokularını seviyorum ve sık sık Shalimar Exrait kullanıyorum. Amouage Lyric ve Ubar favorilerim; fakat en sevdiğim ne yazık ki üretimi durdurulmuş olan Amouage Homage Attar.

Parfüm tasarlama sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham kaynağımın çoğu doğadan, tarihten, insanlardan veya yerlerden geliyor. Genellikle güzel bir malzeme yeni bir parfüm yaratmam için bana ilham verir veya duyduğum bir müzik parçası beni bir ilham noktasına götürür.

Favori parfümünüz hangisi?

Kendi koleksiyonumdan sevdiğim bir parfümü seçmek gerçekten zor çünkü hepsi benim için kişisel düzeyde bir şey ifade ediyor, hepsi hayatımın farklı aşamalarında yaratıldı ve bu yüzden sadece birini seçmek benim için gerçekten zor. Her bir koku ile gurur duyuyorum ama benim en büyük riskim Salome idi. Salome'yi tasarlamayı bitirdiğimde ailem bunu çok uç bir noktaya götürdüğümü, parfümün çok abartı olduğunu düşündü. Ancak tasarlama sürecine başladığımda formülü değiştirmemem gerektiğini biliyordum. Kalbimle gittiğim ve formülü her zaman olmasını istediğim gibi tuttuğum için çok mutluyum.

Parfümlerinizde sentetik notalar kullanıyor musunuz?

Sentetik notaların yaratım sürecinde, bitmiş bir kompozisyon oluşturmak için gerekli olduğunu düşünüyorum, ancak şahsen benim için sentetikler bir formüle hakim olurlarsa onu tamamen mahvedebilirler. % 50 doğal malzemeler ve % 50 sentetik malzemelerin parfümde mükemmel dengeyi sağladığını düşünüyorum. Bu oranı asla özel olarak hesaplamıyorum, sadece bir formül yazarken doğal olarak oluyor gibi görünüyor. Ancak her zaman büyüleyici bir şekilde güzel ve benzersiz bir parfüm yapmak için doğal malzemeler gerekir ve onlarsız bir parfüm içi boş hissettirir.

Gelecekte hangi içerikleri kullanmayı düşünüyorsunuz?

Bir tedarikçi bana çarpıcı bir portakal çiçeği ve T'aif gül yağı gönderdi. Gelecekteki Papillon parfümlerinde bu iki içeriği mutlaka kullanacağım. Şu anda bu içerikleri temel alan formüller üzerinde çalışıyorum.

Parfümleriniz isimleri çok ilginç. İsimler nereden geliyor?

Çoğunlukla, bir kokunun adı yaratıcı süreçten gelir, bir ismin etrafında parfüm tasarlamam çok nadirdir. Anubis'i yaratırken, neredeyse formülü bitirinceye kadar parfümün yoktu. Eski Mısır hakkında bir kitap okuyordum ve bu parfümde kullandığım malzemelerin çoğunun mumyalama işleminde de kullanıldığını fark ettim. Anubis, öbür dünya (ölüm) ve mumyalama tanrısının adını aldı ve bu ismin kokuya mükemmel bir şekilde uyduğunu hissettim. Bu Temmuz ayında piyasaya sürülecek son parfümümde önce isim geldi ve etrafında bir parfüm yarattım. Bu yıl, Papillon markasının 7. yıldönümü ve aynı zamanda koleksiyonun 7. parfümü olacak. Anubis'i yarattığım andaki orijinal kaynağıma geri dönmeye ve eski Mısır'dan ilham alan başka bir parfüm eklemeye karar verdim. Eski Mısır'daki 7 rakamı Tanrıların sayısı olarak görülüyordu, bu yüzden önceki orijinal kaynağımı tekrar inceledim ve Mısır Ölüler Kitabı'nın en önemli tılsımı olan 125. Tılsım'ın etrafına bir kompozisyon ördüm.

Vintage parfümlere ilgili olduğunuzu biliyoruz. Favori vintage parfümünüz hangisidir?

Vintage Guerlain parfümlerini seviyorum ama benim için en büyülü vintage parfüm Estee Lauder Youth Dev'dir.

Son olarak söylemek istedikleriniz?

Öncelikle sizlere çok teşekkür ediyorum. Papillon parfümleri Türkiye'ye ulaştığında gösterdiğiniz ilgi ve destek beni çok mutlu etti. Ülkenize ziyaret için seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım geldiğimde sizlerle de tanışabilirim.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Koleksiyonunuzdaki parfümlerin her biri birbirinden değerli. Gelecekteki koleksiyonunuzu da sabırsızlıkla bekliyoruz. Tekrar çok teşekkürler.

Seninle söyleşi yapmak kesinlikle benim için de zevkti. Ben de teşekkür ederim.


Liz MOORES - Sezgin BARAN

İzinsiz kısmen veya tamamen kullanılamaz.
 
Son düzenleme:

Aryan

Aktif Üye
#3
Kelebekleri çok seven birisi olarak ben, markanın logo ile şişe estetiği hakkında hanımefendinin duygu ve düşüncelerini çok merak ediyorum. Koku kadar bu yöndeki estetikte de naif, hoş bir imge seziyorum. Sevdiği yazar Nabokov olabilir, belki de bir kelebek koleksiyonu sahibi...

papılıon.png
 

Aryan

Aktif Üye
#5
Her şey olabilir. :)

Salt estetik imajdan, parfüm dünyasına giriş hikayesinin rastlantısallığını ifade eden bir analojiye kadar yolu var. Basit bir cevabın yanında ters köşe yapan ilginç hatta absürt bir cevap da şaşırtmaz. "Çünkü, önceki hayatımda ben bir kelebektim" dese şaşırmam yani. Sanatçılar bunu genelde yapıyor. Sanat dünyasında sanatçıların yaptığı bu yönde ne açıklamalar var... Anlaşılmak sanatçının sonudur görüşünden olabilir belki, pek anlaşılma gibi dertleri olmayabiliyor.
 

YILKANT

Administrator
Yönetici
#6
Her şey olabilir. :)

Salt estetik imajdan, parfüm dünyasına giriş hikayesinin rastlantısallığını ifade eden bir analojiye kadar yolu var. Basit bir cevabın yanında ters köşe yapan ilginç hatta absürt bir cevap da şaşırtmaz. "Çünkü, önceki hayatımda ben bir kelebektim" dese şaşırmam yani. Sanatçılar bunu genelde yapıyor. Sanat dünyasında sanatçıların yaptığı bu yönde ne açıklamalar var... Anlaşılmak sanatçının sonudur görüşünden olabilir belki, pek anlaşılma gibi dertleri olmayabiliyor.
Çok doğru sanatçı dediğimiz psikolojide kırmızıya tekabül ediyor değil mi :)
 

Suox

Meşe Yosunu
#8
Anubis, Salome, Bengale Rouge gibi parfümlerin yaratıcısı ve Papillon Artisan Perfumes parfümevinin sahibi Liz Moores ile güzel bir söyleşi yaptık. Kendisi gayet samimi ve sıcakkanlı bir insan. Söyleşi teklifimi kabul ettiği ve bize zaman ayırdığı için kendisine teşekkür ediyorum.

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Adım Liz Moores. British New Forest'ın kalbinde yaşayan bir parfümcüyüm. Eşim ve çocuklarımla birlikte doğa ve ormanlarla çevrili bir evde, çok sevilen hayvanlardan oluşan büyük bir hayvanat bahçesinde yaşıyorum.

Parfüme olan tutkunuz ne zaman başladı?

Her zaman yaratıcı arayışlarla, özellikle de bir sanat formu olarak parfümle ilgilenmişimdir. Ben uzun bir reklam dizisinden geliyorum; dansçılar, sanatçılar, yazarlar ve aktörler.. ve benim için parfüm, sanatsal ifadenin başka bir biçimi. Kokunun insanın bir anda ruh halini değiştirmesini ve canlandırabileceği anıları seviyorum, pek çok yönden sihir gibi.

Kullandığınız ilk parfüm neydi?

Gençliğimde yayılımı çok güçlü parfümler kullanıyordum ve insanlar beni görmeden önce her zaman beni koklardı! 80'ler ergenlik yıllarımı şekillendirdi ve en çok kullandığım parfümler Obsession, Georgio Beverly Hills, Samsara, Poison ve Joy'du. Ama en güzel anılarımda, çocukken anneannemin tuvalet masasında oturup kendime Youth Dew sıkmak var. Bu koku bana her zaman anneannemi hatırlatacak ve halen kullandığımda beni çocukluğumdaki o ana götürecek 1 şişe vintage Youth Dew'im var.

İlk tasarladığınız parfüm hangisiydi? Bu süreçte herhangi bir yardım aldınız mı?

Tasarladığım ilk parfüm Anubis'ti ve bu parfümü 13 yıl önce tamamladım. Başlangıçta bu parfümü kendim için yapmıştım ve Papillon markasını kurmadan çok önce kullanıyordum. Tüm parfümlerimi dışarıdan yardım almadan kendi başıma tasarlıyorum; bu özgürleştirici ama bazen de korkutucu.

Diğer markalardan kullandığınız parfümler var mı? Varsa favoriniz hangisi?

Klasik Guerlain kokularını seviyorum ve sık sık Shalimar Exrait kullanıyorum. Amouage Lyric ve Ubar favorilerim; fakat en sevdiğim ne yazık ki üretimi durdurulmuş olan Amouage Homage Attar.

Parfüm tasarlama sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz?

İlham kaynağımın çoğu doğadan, tarihten, insanlardan veya yerlerden geliyor. Genellikle güzel bir malzeme yeni bir parfüm yaratmam için bana ilham verir veya duyduğum bir müzik parçası beni bir ilham noktasına götürür.

Favori parfümünüz hangisi?

Kendi koleksiyonumdan sevdiğim bir parfümü seçmek gerçekten zor çünkü hepsi benim için kişisel düzeyde bir şey ifade ediyor, hepsi hayatımın farklı aşamalarında yaratıldı ve bu yüzden sadece birini seçmek benim için gerçekten zor. Her bir koku ile gurur duyuyorum ama benim en büyük riskim Salome idi. Salome'yi tasarlamayı bitirdiğimde ailem bunu çok uç bir noktaya götürdüğümü, parfümün çok abartı olduğunu düşündü. Ancak tasarlama sürecine başladığımda formülü değiştirmemem gerektiğini biliyordum. Kalbimle gittiğim ve formülü her zaman olmasını istediğim gibi tuttuğum için çok mutluyum.

Parfümlerinizde sentetik notalar kullanıyor musunuz?

Sentetik notaların yaratım sürecinde, bitmiş bir kompozisyon oluşturmak için gerekli olduğunu düşünüyorum, ancak şahsen benim için sentetikler bir formüle hakim olurlarsa onu tamamen mahvedebilirler. % 50 doğal malzemeler ve % 50 sentetik malzemelerin parfümde mükemmel dengeyi sağladığını düşünüyorum. Bu oranı asla özel olarak hesaplamıyorum, sadece bir formül yazarken doğal olarak oluyor gibi görünüyor. Ancak her zaman büyüleyici bir şekilde güzel ve benzersiz bir parfüm yapmak için doğal malzemeler gerekir ve onlarsız bir parfüm içi boş hissettirir.

Gelecekte hangi içerikleri kullanmayı düşünüyorsunuz?

Bir tedarikçi bana çarpıcı bir portakal çiçeği ve T'aif gül yağı gönderdi. Gelecekteki Papillon parfümlerinde bu iki içeriği mutlaka kullanacağım. Şu anda bu içerikleri temel alan formüller üzerinde çalışıyorum.

Parfümleriniz isimleri çok ilginç. İsimler nereden geliyor?

Çoğunlukla, bir kokunun adı yaratıcı süreçten gelir, bir ismin etrafında parfüm tasarlamam çok nadirdir. Anubis'i yaratırken, neredeyse formülü bitirinceye kadar parfümün yoktu. Eski Mısır hakkında bir kitap okuyordum ve bu parfümde kullandığım malzemelerin çoğunun mumyalama işleminde de kullanıldığını fark ettim. Anubis, öbür dünya (ölüm) ve mumyalama tanrısının adını aldı ve bu ismin kokuya mükemmel bir şekilde uyduğunu hissettim. Bu Temmuz ayında piyasaya sürülecek son parfümümde önce isim geldi ve etrafında bir parfüm yarattım. Bu yıl, Papillon markasının 7. yıldönümü ve aynı zamanda koleksiyonun 7. parfümü olacak. Anubis'i yarattığım andaki orijinal kaynağıma geri dönmeye ve eski Mısır'dan ilham alan başka bir parfüm eklemeye karar verdim. Eski Mısır'daki 7 rakamı Tanrıların sayısı olarak görülüyordu, bu yüzden önceki orijinal kaynağımı tekrar inceledim ve Mısır Ölüler Kitabı'nın en önemli tılsımı olan 125. Tılsım'ın etrafına bir kompozisyon ördüm.

Vintage parfümlere ilgili olduğunuzu biliyoruz. Favori vintage parfümünüz hangisidir?

Vintage Guerlain parfümlerini seviyorum ama benim için en büyülü vintage parfüm Estee Lauder Youth Dev'dir.

Son olarak söylemek istedikleriniz?

Öncelikle sizlere çok teşekkür ediyorum. Papillon parfümleri Türkiye'ye ulaştığında gösterdiğiniz ilgi ve destek beni çok mutlu etti. Ülkenize ziyaret için seyahat kısıtlamalarının kaldırılmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Umarım geldiğimde sizlerle de tanışabilirim.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederim. Koleksiyonunuzdaki parfümlerin her biri birbirinden değerli. Gelecekteki koleksiyonunuzu da sabırsızlıkla bekliyoruz. Tekrar çok teşekkürler.

Seninle söyleşi yapmak kesinlikle benim için de zevkti. Ben de teşekkür ederim.


Liz MOORES - Sezgin BARAN

İzinsiz kısmen veya tamamen kullanılamaz.
Ellere sağlık teşekkür ediyoruz.
 

YILKANT

Administrator
Yönetici
#10
Valla bayılıyorum böyle tevazuu içindeki sohbetlere. Çok keyifli ve samimi bir röportaj olmuş. Dikkatimi çekiyor yaptığın röpotajların tümünde cevaplar da klişe değil; hasetlik veya yüksek egolar yok. Emeğine sağlık Sezginim.
 

Aryan

Aktif Üye
#15
En büyük riskim dediği Salome, şu an en popüler ve ilgi gören parfümü :)

Tebrik ederim @Vintage, güzel, samimi bir röportaj olmuş. Liz Moores'a sevgiler, saygılar...